Emeviler Dönemi
Yeni bir seriye başlıyorum. Bu serinin adını "Büyüklere Masallar" koydum. Konu Türklerin nasıl müslüman olduğu. Aslında bu metin Jean-Paul Roux'un "Orta Asya", "Altay Türklerinde Ölüm" ve "Türklerin ve Moğollarının Eski Dini" kitaplarından ve bunlar dışında az sayıda yan kaynaktan yapılmış bir derleme. Amacı genel bir İslam tarihi yada Orta Asya tarihi derlemesi değil. Türklerin nasıl müslüman olduğuna dair tarihi çarpıtmaları incelemek.
Bizim İslamcı ve Türkçülerimiz, bu süreci tam olarak tersinden anlatıp bizi adeta bir masal dünyasında yaşattılar. Göstereceğim alıntı ve linkler tarihin nasıl çarpıtılıp aslında birer Arap milliyetçisi gözüyle yorumlandığını açıkça gösterecektir. Üzerinde duracağımız konu ise Emeviler dönemi değildir. Gerçi en çarpıcı dönem bu dönemdir. Emeviler gözü dönmüş bir saldırganlıkla, katliamlar ve talanla İslamı yaymaya ve zenginleşmeye çalışırlar. Bu döneme ilişkin özellikle Erdoğan Aydın'ın bu konudaki kitabı sürecin bir çok yanını aydınlatıyor. Ben biraz daha farklı bir izleğe sahibim. Ilımlı Abbasi döneminden başlayacağım.
Ancak okuyucunun Emevi dönemini de anlayabilmesi için kısaca bir kaç not yazmak lazım. Muhammed'in peygamberliği ile birlikte Araplar bir kabile toplumundan hızla emperyal bir devlete doğru evrilmeye başlarlar. Bu dönemde peygamberin Türklere bulaşmamak konusunda birçok ifadesi vardır.Görülen o ki Türklerden hem çekinilmekte hem de Arapların Türklerle çatışması bir kıyamet alameti olarak betimlenmektedir. İşte bazı hadisler:
"Şu da kıyamet alametlerinden : Kıldan(keçe) ayakkabı giyen bir toplumla vuruşup öldüreşeceksiniz. Geniş yüzlü, yüzleri kalkan gibi, üst üste derili toplumla vuruşmanız-öldürüşmeniz kıyamet alametlerindendir. Siz(müslümanlar), küçük gözlü, kızıl yüzlü, basık burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmiş olan Türklerle öldürüşmedikçe kıyamet kopmaz."( Bkz. Buhari, e's-Sahih, kitabu'l-Cihad/95; Müslüm, e's-Sahih, Kitabu'l-Fiten/66, hadis no: 2912; İbn Mace, h.no: 4097-4098).
-"Siz (müslümanlar) , küçük gözlü , basık burunlu , yüzleri kalkan gibi , derisi üst üste binmiş olan toplumla öldürüşmedikçe kıyamet kopmayacaktır." (Buhari, e's-SAhih, Kitabu'l-Cihad/96; Müslim, e's-Sahih, kitabu'l-Fiten/62 hadis no: 2912; Ebu DAvud, Sünen, hadis no: 4304; Tirmizi, h. no: 2251; İbn Mace, h. no: 4096-4099
"Müslümanlar , Türklerle öldürüşmedikçe , kıyamet kopmayacaktır. Yüzleri kalkan gibi , üst üste binmiş kalın derili olan bu toplumla..Kıldan elbise giyerler."( Bkz. Müslim, e's-Sahih, Kitabu'l-Fiten/62-65, hadis no:2912; Ebu Davud, Sünen, Kitabu'l-Melahim/9 Babun fi Kıtali't Türk, hadis no: 4303; Nesei, Sünen, Kitabu'l-Cihad/Babu Gazveti't-Türk...)
Muhammed Arapların Ceyhan nehrinin ötesine geçmemelerini ister. Bunun büyük felaket getireceğine inanır. Ancak zamanla nehir geçilip türklere talan akınları yapılmaya başlanır. Bundan sonraki yıllar 670-740 arası tam bir talan ve katliam dönemidir. Türklerin yaşadığı Buhara, Semerkant, Talkan, Baykent gibi şehirler defalarca talan edilir, Curcan ve Talkan'da yapılan türk katliamlarında birincisinde 40 bin, ikincisinde 14 bin kılıçtan geçirilir. Esirler dağlanarak erkekler köle pazarlarında köle olarak, kadınlar cariye olarak satılır. Göktürk devletinin (Tu-kiu) dağılma dönemidir ve bütün direnişlere rağmen, dağınık Türkler düzenli Arap ordularının saldırlarıyla başedemezler.
İncelemek istediğim dönem Emevi dönemi olmadığı için bu konu hakkında bir link ve bir örnek vererek geçeceğim:
ve bir örnek:
Tarih-i Taberi / Cilt 3/(Syf-343)
Her kim Türk’lerden baş getirirse yüz dirhem vereceğim. İmdi müslümanlar bir bir Türk’lerin başını kesip getirip 100 dirhemi aldılar.Ve Türk’leri dağıtıp hesapsız kırdılar ve mübaleğa ile mal ve ganimet alıp yine dönüp Merv’e geldiler.
Yaz gelince Kuteybe Horasan şehirlerine nameler gönderip asker topladı. Sonra göçüp Talkan’a vardı. Şehrek ki Talkan meliki idi. Neyzekle müttefik idi. Kuteybe’nin geldiğini işitince kaçtı. Kuteybe Talkan’a girdiği vakit hükmetti ki ahalisini kılıçtan geçireler. Nekadar kırabilirlerse kıralar. Bunun üzerine Kuteybe’nin askeri orada hesapsız adam öldürdü.
Rivayet ederler ki 4 fersenk yol iki taraftan muttasıl ceviz ağacı dallarına adamlar asılmış idi. Oradan göçtü. Mervalarüd’e kondu. Oradaki melik kaçtı. Kuteybe onun da iki oğlunu tuttukta kalan şehrin beyleri itaat edip istikbale geldiler.(Syf-344)
Her kim Türk’lerden baş getirirse yüz dirhem vereceğim. İmdi müslümanlar bir bir Türk’lerin başını kesip getirip 100 dirhemi aldılar.Ve Türk’leri dağıtıp hesapsız kırdılar ve mübaleğa ile mal ve ganimet alıp yine dönüp Merv’e geldiler.
Yaz gelince Kuteybe Horasan şehirlerine nameler gönderip asker topladı. Sonra göçüp Talkan’a vardı. Şehrek ki Talkan meliki idi. Neyzekle müttefik idi. Kuteybe’nin geldiğini işitince kaçtı. Kuteybe Talkan’a girdiği vakit hükmetti ki ahalisini kılıçtan geçireler. Nekadar kırabilirlerse kıralar. Bunun üzerine Kuteybe’nin askeri orada hesapsız adam öldürdü.
Rivayet ederler ki 4 fersenk yol iki taraftan muttasıl ceviz ağacı dallarına adamlar asılmış idi. Oradan göçtü. Mervalarüd’e kondu. Oradaki melik kaçtı. Kuteybe onun da iki oğlunu tuttukta kalan şehrin beyleri itaat edip istikbale geldiler.(Syf-344)
Kategori: (Buyuklere_Masallar) | Yorum (1) | Yorum yaz! | Bağlantı



