Cehennem

27/4/2006
Cehennem’i hiç merak ettiniz mi? Neresidir? Nerden çıkmıştır? Ne zaman ortaya çıkmıştır. Tevrat, İncil ve Kuran’da cehennem? İşte cevapları.

Tevrat’ta cehennemden bahsedilmez. İncil’de 11 kez geçer. Kuran’da 116 defa cehennemden bahsedilir.

http://www.kutsalkitap.org/modules.php?name=yeni

yukardaki sitede bir arama motoru var. 4 bölümde arama yapabiliyorsunuz.

1. Yaratılış'dan 2.Samuel'e kadar
2. 1.Krallar'dan Vaiz'e kadar
3. Ezgiler Ezgisi'nden Malaki'ye kadar
4. İncil

Cehennem sözcüğünü bu 4 bölümde tarattırdım. İlk 3 bölümde yani Eski Ahit'te (Tevrat'da) cehennem sözcüğü geçmiyor.

İncil'deki arama sonucunda sadece 11 ayet bulundu. Aynı taramayı Kuran mealinde yaptım. Kuran'da 116 yerde geçiyor. Kuran’da her birkaç sayfada bir cehennemden sözedilir. Bazen de adı verilmeden „ateşler“, „işkenceler“, „azaplar“ şeklinde sözedilir.

Tevrat’tan sonra, İncil’le ortaya çıkan Cehennem, Hinnom Vadisi denilen bir yer aslında. Ben-Hinnom Vadisi. Hölle, Hell sözcükleri bu vadiden almışlar adını. Özelliği ne bu vadinin? Eski İsrail’de Kenan dininden olanların çocuklarını Baal ve Molek adlı tanrılara kurban etme geleneği var. Çocukları ateşe atıp yakıyorlar. Kurban olayının öyküsünde de İshak (Tevrat’ta) babası İbrahim tarafından yakılmaya götürülür. Sembolik olarak Kenan dininden kurtulmanın anlatımıdır. Bu olayın kahramanı İshak, Kuran’da İsmail’e, yakma ise kesmeye dönüşmüş.


İşte İsraillilerin yeni dini bu yakmayı iğrenç birşey olarak kabul eder ve kaldırır. Sonraki dönemlerde Hinnom vadisi çöplük olarak kullanılır. Ayrıca ağır suç işlemiş kişilerin cesetleri ve hayvan ölüleri de bu vadiye atılır ve dönem dönem bu çöplük yakılır.

İncil’de başlangıçta Hinnom’a atma, yani cehenneme atma, simgesel olarak kullanılan birşeyken zamanla ölümden sonra insanların gideceğpi bir yere dönüşür.

Kaynaklar

http://tr.wikipedia.org/wiki/Cehennem
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kitab%C4%B1_Mukaddes%27te_cehennem
http://en.wikipedia.org/wiki/Ge-Hinnom
http://en.wikipedia.org/wiki/Hell

Şeytan

27/4/2006
Cehennem'den sonra bir de şeytan'ı kutsal kitaplarda tarattırdım. Tevrat'ta 11 defa geçiyor. İncil'de 36 defa, Kuran'da 63 defa. Tevrat bir süreç içinde yazıldığına göre ilk kitaplarda olmayan şeytanın sonraki kitaplarda olması anlamlıdır. Bu iddiayı savunmak için şunları söyleyebilirim.

1. Meşhur Adem-Havva üyküsünde Havva'ya elmayı veren şeytan değil, yılandır. İslam inancındakiler şeytanın yılanın içine girip Cennet'e sızması şeklindeki ekleme öyküyle öyle sanıyorlarsa da Tevrat'taki öyküde sadece yılan vardır. Şeytandan bahsedilmiyor

2. Pantetauch denen ilk 5 kitapta (Musa'nın 5 kitabında) şeytan geçmiyor.  

3. Tevrat'ta şeytanın geçtiği 11 yer ise şunlar:

1 Şeytan İsrailliler`e karşı çıkıp İsrail`de sayım yapması için Davut`u kışkırttı.
1. Tarihler 21:1

2 Bir gün ilahi varlıklar*fa* RAB`bin huzuruna çıkmak için geldiklerinde, Şeytan da onlarla geldi.
Eyüp 1:6

3 RAB Şeytan`a, “Nereden geliyorsun?” dedi. Şeytan, “Dünyada gezip dolaşmaktan” diye yanıtladı.
Eyüp 1:7

4 Şeytan, “Eyüp Tanrı`dan boşuna mı korkuyor?” diye yanıtladı.
Eyüp 1:9

5 RAB Şeytan`a, “Peki” dedi, “Sahip olduğu her şeyi senin eline bırakıyorum, yalnız kendisine dokunma.” Böylece Şeytan RAB`bin huzurundan ayrıldı.
Eyüp 1:12

6 Başka bir gün ilahi varlıklar RAB`bin huzuruna çıkmak için geldiklerinde Şeytan da RAB`bin huzuruna çıkmak için onlarla gelmişti.
Eyüp 2:1

7 RAB Şeytan`a, “Nereden geliyorsun?” dedi. Şeytan, “Dünyada gezip dolaşmaktan” diye yanıtladı.
Eyüp 2:2

8 Cana can! diye yanıtladı Şeytan, “İnsan canı için her şeyini verir.
Eyüp 2:4

9 Böylece Şeytan RAB`bin huzurundan ayrıldı. Eyüp`ün bedeninde tepeden tırnağa kadar kötü çıbanlar çıkardı.
Eyüp 2:7

10 RAB, meleğinin önünde duran Başkâhin Yeşu`yu ve onu suçlamak için sağında duran Şeytan`ı bana gösterdi.
Zekeriya 3:1

11 RAB`bin meleği*fb* Şeytan`a, “RAB seni azarlasın, ey Şeytan!” dedi, “Yeruşalim`i seçen RAB seni azarlasın! Bu adam ateşten çıkarılan yarı yanmış odun parçası değil mi?”
Zekeriya 3:2

Görüldüğü gibi sadece 3 kitapta şeytan geçiyor. Eyüp'e kadar olan bölümde sadece 1.Tarihler'de geçiyor. Sonra da Eyüp ve Zekeriya'da geçiyor.

Yine bir iddiada bulunacağım. Tevrat'ın ilk bölümünde hatırladığım kadarıyla insanlara kötü bir şey yaptıracaksa onu da RAB yaptırıyordu. Tanrı-Şeytan ikiliği Tevrat'ın sonraki kitaplarına doğru ortaya çıkmış olmalı. Yani başlangıçta şeytan yoktu. Bir kavram olarak ortaya çıkması sonradır. Eğer İran dinleri (Mazdeizm) bu etkiyi yapmışsa M.Ö. 250'lerden önceye gitmez şeytanın Tevrat'a girmesi. Tevrat'ın aslında M.Ö. 500'lerde Babil sürgününden sonra yazıldığı iddiasını da hatırlatıyım.

Bana kalırsa şeytan taa Sümer/babil'e kadar inmeyecektir. Çünkü Sümer mitolojisinde bildiğim kadarıyla şeytan yerine geçecek biri yok. Ölüler Diyarının kapıcısı var, oraya gönderilen tanrı ve tanrılar var ama şeytanla eş değerde biri yok.

Şeytan, cennet kadar eski değil, cehennemle birlikte, yada yakın zamanlarda çıkmış olabilir.

Seni şeytan seni

27/4/2006


Benim favori şeytanım Fransa'daki bu heykel. Tespih mespih herşey tamam


Olaya bir başka yerden bakalım. Şeytan İbranice'de "Shaitan", adversary yani  rakip anlamına geliyor. Hint-Avrupa dillerinde ise devil "deva" melek demek. Kadınla şeytan ilişkisi de başka bir ilginç konu. Ama benim kafama takılan şey şuydu. Tevrat'ta yılan olarak geçen şey, Kuran'da şeytana dönüşüyor. Ayrıca olayda bir de kadın meselesi var. Buna ilişkin düşündüğüm şeyi  buraya aktarıyım.
 
Yılan dinler tarihinde inanılmaz büyük önemi olan bir hayvan. Neden biliyor musunuz? Yılan kabuk değiştiriyor, yani ilkel insanın zihninde "ölümsüz" oluyor. Gılgamış destanını hatırlayın. Gılgamış'ın Nuh'tan aldığı ölümsüzlük otunu yılan alıp kaçmıyor muydu. Birşey daha. Yılan ölümsüzlüğün dışında bilgedir, kehanette bulunur. Ayla da özdeşleştirilir. (Bu başlı başına uzunca bir konu) Ayrıca birçok halkta genç kızları gebe bırakan bir varlık olarak bakılırmış yılana. (fallik nesne)

Ama bizim için önemli olanı Yahudi-Arap geleneğinde yılan. Yahudi Rabbinik çevrelerde, (kim bu çevreler yahu) Havva'nın cennette yılanla görüşmesi sonucu kadınların adet gördüğü anlatılırmış.

Asıl gelmek istediğim konu burda başlıyor. Girişi biraz uzun tuttum. Kusura bakmayın. Asıl önemli bağlantı kadın-yılan-büyü bağlantısı. İbranice ve Arapça büyü sözcükleri, yılan anlamı taşıyan sözcüklerin türevlerinden geliyormuş. Yılan, aydan gelir, yani "sonsuz"dur, yeraltında yaşar, ölülerin ruhlarını canlandırdığı için tüm sırları bilir, bilgeliğin kaynağıdır ve geleceği görür.

Sümer mitolojisindeki cennet mitinde ise Enki, Ninhursag'ın ağaçlarının meyvelerinden yediği için Ninhursag tarafından bir büyüye kurban gider. Vücudunun 8 yerinde yara çıkar. Meşhur kaburga kemiği öyküsü de bu mitten çıkmıştır.  "Kaburga kemiğinin hanımı" öyküsüne girmeyeceğim burda. Artık bilinen bir öykü bu. Belirtmek istediğim şey Sümer Cennet Miti'ndeki büyünün (Ninhursag dişidir) yılana dönüşmüş olduğu.

Sonuç şu:

Sümer'de büyü
Tevrat'ta yılan
Kuran'da şeytan

Olay bu. Bence en sağlamı büyüymüş. Baksanıza hala inanılıyor. Yılan unutulmuş, yakında şeytan da unutulur, ama büyü kalıcı olmaya aday gibi. Hala şuna buna büyü yapanlar var baksanıza.

imza kampanyasi


Ziyaretçi Defterine yazın

Paylaş

Blogcu ile yapıldı

Google