Mayınsız Bir Türkiye
CNN'in haberlerinden duydum. Mayın yasadışı
imiş. Daha doğrusu mayınların yasaklanması için uluslararası bir
anlaşma yapılmış ve Türkiye de bu anlaşmayı Yunanistan ile eşzamanlı
olarak 2003'de imzalamış. Bahsetiğimiz mayınlar anti-personel mayınlar,
anti-tank mayınlar değil. Sözleşmenin adı Ottawa sözleşmesi ve 1997'de
yürürlüğe giren bu sözleşmeyi şu ana kadar 153 ve bazı devlet dışı
örgütler (gerilla örgütleri) imzalamışlar.
Bu önemsiz bir konu değil, çünkü her yıl bu mayınlar yüzünden yüzlerce kişi hayatını yitiriyor. Örneğin 2006 yılında Türkiye'de 145 kişi mayın kurbanı olmuş. Bunların dökümü şöyle:
* 106 kişi yaralandı, 39 kişi öldü.
* Ölenlerin dördü çocuk, 25'i asker, 4'ü korucu, 2'si polis, 2'si de sivildi.
* Yaralananların 27'si çocuk, 63'ü asker, 4'ü korucu, 4'ü özel güvenlik, 1'i polis, 7'si de sivil.
* Olayların 42'si mayın, 8'i de patlamamış askeri malzemeden kaynaklandı.
Dünyada şu anda toprağa gömülü olarak yada devletlerin stoklarında milyonlarca mayın var. Tam olarak ne kadar olduğunu tespit etmek bile güç bir iş. Burma, Çin, Hindistan, Pakistan, Rusya ve ABD gibi büyük mayın stoğu sahipleri, üretici ve kullanıcılar, bu anlaşmaya imza atmamış durumdalar.
LM, anlaşmaya taraf olmayan devletlerin stoklarında 160 milyondan fazla mayın tuttuğunu tahmin etmektedir. Bu mayınların büyük bir kısmı beş devletin elinde bulunmaktadır: bunlar Çin (yaklaşık 110 milyon), Rusya (26,5 milyon), ABD (10,4 milyon), Pakistan (yaklaşık 6 milyon) ve Hindistan (yaklaşık 4-5 milyon).
Türkiye'de ise Genelkurmayın stoklarında 3 milyon, gömülü olarak ise 1 milyon mayın var. Türkiye bu mayınları 2014 yılına kadar temizleyip elindeki stokları da imha edeceğini vaat etmiş durumda.
Mayınlar konusunda bir sivil toplum hareketinin olmasını son derece anlamlı buldum. Yoksa bu bilgilerin hiçbirine ulaşma şansımız olmayacaktı.
http://www.mayinsizbirturkiye.org/
Mayınların üretimini izleyen Landmine adlı kuruluşun 2005 Dünya Raporuna göre 13 ülke anti-personel mayın üreticisi durumda: Bunlar Burma, Çin, Küba, Hindistan, İran, Kuzey Kore, Nepal, Pakistan, Rusya, Singapur, ABD ve Vietnam. ABD 1997'den bu yana üretim yapmamasına karşın yeni mayın sistemleri geliştirmeyi sürdürüyor.
Sözleşmeyi imzalayan 74 devlet imha işlemlerini tamamlamış, 64 devlet ise stoklarını yoketiğini bildirmiş. Geriye stoğunu imha etmemiş 13 devlet kalmış durumda. Bunlardan biri de Türkiye. Elbette asıl büyük sorun sözleşmeyi imzalamayan devletlerin ellerindeki stoklar. Hala bu devletlerin elinde 160 milyon mayın bulunmakta.
Ottawa sözleşmesinin 1. maddesi şöyle
1. Taraf Devletlerden her biri, hangi koşullar altında olursa olsun, hiçbir zaman :
a) Anti-personel mayın kullanmamayı;
b) Anti-personel mayın geliştirmemeyi, üretmemeyi, bir başka şekilde edinmemeyi; depolamamayı, elde tutmamayı veya doğrudan doğruya veya dolaylı yoldan bir başkasına devretmemeyi;
c) Bu Sözleşme çerçevesinde bir Taraf Devlete yasaklanmış bulunan herhangi bir faaliyetle iştigal etmekte olan herhangi bir kimseye, hiçbir şekilde yardımcı olmamayı, cesaret vermemeyi veya bunları teşvik etmemeyi, taahhüt eder.
Yani sadece kullanmak değil, bulundurmak, satmak ve hatta kullanmak için cesaret vermek dahi yasak kabul ediliyor.
Bu önemsiz bir konu değil, çünkü her yıl bu mayınlar yüzünden yüzlerce kişi hayatını yitiriyor. Örneğin 2006 yılında Türkiye'de 145 kişi mayın kurbanı olmuş. Bunların dökümü şöyle:
* 106 kişi yaralandı, 39 kişi öldü.
* Ölenlerin dördü çocuk, 25'i asker, 4'ü korucu, 2'si polis, 2'si de sivildi.
* Yaralananların 27'si çocuk, 63'ü asker, 4'ü korucu, 4'ü özel güvenlik, 1'i polis, 7'si de sivil.
* Olayların 42'si mayın, 8'i de patlamamış askeri malzemeden kaynaklandı.
Dünyada şu anda toprağa gömülü olarak yada devletlerin stoklarında milyonlarca mayın var. Tam olarak ne kadar olduğunu tespit etmek bile güç bir iş. Burma, Çin, Hindistan, Pakistan, Rusya ve ABD gibi büyük mayın stoğu sahipleri, üretici ve kullanıcılar, bu anlaşmaya imza atmamış durumdalar.
LM, anlaşmaya taraf olmayan devletlerin stoklarında 160 milyondan fazla mayın tuttuğunu tahmin etmektedir. Bu mayınların büyük bir kısmı beş devletin elinde bulunmaktadır: bunlar Çin (yaklaşık 110 milyon), Rusya (26,5 milyon), ABD (10,4 milyon), Pakistan (yaklaşık 6 milyon) ve Hindistan (yaklaşık 4-5 milyon).
Türkiye'de ise Genelkurmayın stoklarında 3 milyon, gömülü olarak ise 1 milyon mayın var. Türkiye bu mayınları 2014 yılına kadar temizleyip elindeki stokları da imha edeceğini vaat etmiş durumda.
Mayınlar konusunda bir sivil toplum hareketinin olmasını son derece anlamlı buldum. Yoksa bu bilgilerin hiçbirine ulaşma şansımız olmayacaktı.
http://www.mayinsizbirturkiye.org/
Mayınların üretimini izleyen Landmine adlı kuruluşun 2005 Dünya Raporuna göre 13 ülke anti-personel mayın üreticisi durumda: Bunlar Burma, Çin, Küba, Hindistan, İran, Kuzey Kore, Nepal, Pakistan, Rusya, Singapur, ABD ve Vietnam. ABD 1997'den bu yana üretim yapmamasına karşın yeni mayın sistemleri geliştirmeyi sürdürüyor.
Sözleşmeyi imzalayan 74 devlet imha işlemlerini tamamlamış, 64 devlet ise stoklarını yoketiğini bildirmiş. Geriye stoğunu imha etmemiş 13 devlet kalmış durumda. Bunlardan biri de Türkiye. Elbette asıl büyük sorun sözleşmeyi imzalamayan devletlerin ellerindeki stoklar. Hala bu devletlerin elinde 160 milyon mayın bulunmakta.
Ottawa sözleşmesinin 1. maddesi şöyle
1. Taraf Devletlerden her biri, hangi koşullar altında olursa olsun, hiçbir zaman :
a) Anti-personel mayın kullanmamayı;
b) Anti-personel mayın geliştirmemeyi, üretmemeyi, bir başka şekilde edinmemeyi; depolamamayı, elde tutmamayı veya doğrudan doğruya veya dolaylı yoldan bir başkasına devretmemeyi;
c) Bu Sözleşme çerçevesinde bir Taraf Devlete yasaklanmış bulunan herhangi bir faaliyetle iştigal etmekte olan herhangi bir kimseye, hiçbir şekilde yardımcı olmamayı, cesaret vermemeyi veya bunları teşvik etmemeyi, taahhüt eder.
Yani sadece kullanmak değil, bulundurmak, satmak ve hatta kullanmak için cesaret vermek dahi yasak kabul ediliyor.
Kategori: (Mayinsiz_Bir_Turkiye) | Yorum (1) | Yorum yaz! | Bağlantı
