Tarkan Yaşadı mı?
Çocukluğumdan beri Tarkan filmlerini severim. Kartal Tibet’in o koyun derisinden midir nedir üstüne geçirdiği mont, ayakkabıları, bilekliği, yanındaki muhteşem kurdu, Bizans’lı dilberler, Bizans’lı kral ve efradının giydiği saten giyecekler ve pelerinler, hepsi hepsi beni büyülemiştir. Ne kadar aptalca sahneleri de olsa seve seve izledim Tarkan’ı. Bugün bile karşılaşsam oturup saatlerimi veririm bu filmlere.
Ben Tarkan’ı gerçekten yaşamamış, hayali olarak uydurulmuş, “şanlı Türk milleti” kahramanlarından biri sanıyordum. Geçenlerde böyle birinin gerçekten yaşadığını öğrendim. Eğer kaynağım yanıltmıyorsa ve “tarkan” sözcüğü o zamanlar bir isim olmanın ötesinde bir tür rütbe, ünvan gibi bir özellik taşımıyorsa, benim çocukluğumun Tarkan’ı gerçekten yaşamış biri. Kaynağım tarihçi Jean-Paul Roux. Kitabı “Orta Asya: Tarih ve Uygarlık”.
Peki bizim Tarkan ne zaman, nerde yaşamış, ne iş yaparmış, kaç Bizans’lı dilberle birlikte olmuş, kaç Bizans’lı öldürmüş? Bunları öğrenme şansımız var mı acaba? Elimdeki bilgilerden yola çıkarak bazı yorumlar yapabiliriz, ancak kesinliği elbette şüpheli.
Önce ne zaman yaşamış: Roux’a göre Tarkan yüksek rütbeli bir subay ve Tu-kiu (Göktürkler) döneminde yaşamış. Ve elçi olarak, daha doğrusu Tu-kiu ülkesine gelen bir elçiyle birlikte Bizans’a gönderiliyor. Yıl ise 500’lerin sonu.
Göktürk’lerin o zamanki kağanı İstemi Kağan. Aslında o dönemde Bizans’lılarla bir çatışma falan sözkonusu değil. Tersine Bizans’lılarla Türk’ler arasındaki ilişkiler son derece iyi. Sorun İran’la ilişkilerde. Zaten Türklerin Bizans’la ilişki kurmasının arkasında da bu sorun yatıyor. Başlangıçta İran’la ittifak halinde olan Türk’ler ipek yolu üzerindeki Sogd/Sasani çatışmasının içinde kendilerini bulurlar. İstemi’nin elçileri Sasani’ler tarafından öldürülür. Neyse uzun etmeyelim, çeşitli nedenlerle İran karşısında bir ittifak arayan İstemi, uzak görüşlü bir kağan olarak Bizans’la ittifak arayışına girer.
Bu dönemin tablosu şöyle: O zamanki dünyanın en önemli güçleri Çin, İran ve Bizans’dır. Göktürk’ler 20 yıl gibi kısa bir sürede hızla yayılır ve Kore’den Karadeniz’e kadar yayılmayı başarırlar. 4. büyük güç olarak tarihe otururlar. İşte bu dönemde 500’lü yılların James Bond’u olarak tarih sahnesine bizim Tarkan çıkar. Görev alanı Bond’unki kadar geniş değildir. Hep Bizans’a gidip gelir. Yine de bugün ürettiğimiz Rambo’larla kıyaslanırsa geniş sayılır. Şimdikiler sadece Irak’a gidip geliyolar.
Yarın Pazar, keşke TV’de şöyle güzel bir Tarkan filmi olsa da seyretsek.
Ben Tarkan’ı gerçekten yaşamamış, hayali olarak uydurulmuş, “şanlı Türk milleti” kahramanlarından biri sanıyordum. Geçenlerde böyle birinin gerçekten yaşadığını öğrendim. Eğer kaynağım yanıltmıyorsa ve “tarkan” sözcüğü o zamanlar bir isim olmanın ötesinde bir tür rütbe, ünvan gibi bir özellik taşımıyorsa, benim çocukluğumun Tarkan’ı gerçekten yaşamış biri. Kaynağım tarihçi Jean-Paul Roux. Kitabı “Orta Asya: Tarih ve Uygarlık”.
Peki bizim Tarkan ne zaman, nerde yaşamış, ne iş yaparmış, kaç Bizans’lı dilberle birlikte olmuş, kaç Bizans’lı öldürmüş? Bunları öğrenme şansımız var mı acaba? Elimdeki bilgilerden yola çıkarak bazı yorumlar yapabiliriz, ancak kesinliği elbette şüpheli.
Önce ne zaman yaşamış: Roux’a göre Tarkan yüksek rütbeli bir subay ve Tu-kiu (Göktürkler) döneminde yaşamış. Ve elçi olarak, daha doğrusu Tu-kiu ülkesine gelen bir elçiyle birlikte Bizans’a gönderiliyor. Yıl ise 500’lerin sonu.
Göktürk’lerin o zamanki kağanı İstemi Kağan. Aslında o dönemde Bizans’lılarla bir çatışma falan sözkonusu değil. Tersine Bizans’lılarla Türk’ler arasındaki ilişkiler son derece iyi. Sorun İran’la ilişkilerde. Zaten Türklerin Bizans’la ilişki kurmasının arkasında da bu sorun yatıyor. Başlangıçta İran’la ittifak halinde olan Türk’ler ipek yolu üzerindeki Sogd/Sasani çatışmasının içinde kendilerini bulurlar. İstemi’nin elçileri Sasani’ler tarafından öldürülür. Neyse uzun etmeyelim, çeşitli nedenlerle İran karşısında bir ittifak arayan İstemi, uzak görüşlü bir kağan olarak Bizans’la ittifak arayışına girer.
Bu dönemin tablosu şöyle: O zamanki dünyanın en önemli güçleri Çin, İran ve Bizans’dır. Göktürk’ler 20 yıl gibi kısa bir sürede hızla yayılır ve Kore’den Karadeniz’e kadar yayılmayı başarırlar. 4. büyük güç olarak tarihe otururlar. İşte bu dönemde 500’lü yılların James Bond’u olarak tarih sahnesine bizim Tarkan çıkar. Görev alanı Bond’unki kadar geniş değildir. Hep Bizans’a gidip gelir. Yine de bugün ürettiğimiz Rambo’larla kıyaslanırsa geniş sayılır. Şimdikiler sadece Irak’a gidip geliyolar.
Yarın Pazar, keşke TV’de şöyle güzel bir Tarkan filmi olsa da seyretsek.
Kategori: (Tarkan) | Yorum (2) | Yorum yaz! | Bağlantı
