Onun Adı Türkmenbaşı -1. Masal

28/10/2006
Bir depo benzin bir dolara doluyor. Şehir içi telefon görüşmeleri bedava. Şehirlerarası da bedava gibi bir şey. Ülkenin her yerine bir dolara uçabiliyorsunuz. Elektrik, su, doğalgaz ve tuz bedava. Burası Türkmenistan. Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı'nın tabiriyle, Anavatan'dan gelen Türkler olarak Atavatan'da misafir ediliyoruz.

Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı, "Size bembeyaz bir kent inşa edeceğim" sözü vermiş. Beyazlığın sırrı Türkiye ve İtalya gibi ülkelerden ithal edilen süt gibi damarsız mermer. İstisnasız tüm binalar bu mermerle kaplanıyor. Duyduğumuza göre, Türkmenbaşı'nın bu merakı yüzünden Afyon'da mermer ocakları kurumuş.


İşte Türkmenistan. İşte Orta Asya'nın İsviçre'si Türkmenistan. Yazar bize Türkmenistan'ı o kadar güzel anlatmış ki, içimden gidip orda yaşayasım geldi doğrusu. Ve sözlerini şöyle bal-kaymak kıvamında sürdürüyor.

Aşkabat'ı bir de 10 yıl sonra görmek gerek. Bakalım bir rüya, anıt kent olacak mı gerçekten. Tabii bina yoğunluğu arttıkça beyaz mermerin ve bir hayli iddialı olan mimari konseptin itici ve irkiltici olma riski de mevcut. Ama Türkmenlerde bu estetik kaygı varken bu işin de bir çaresini bulurlar gibime geliyor...

http://www.tempodergisi.com.tr/toplum_politika/07818/

TEMPO dergisindeki yazının yazarı Nazire Kalkan'mış. Ama en güzel anlatım "Türkistan'ın İsviçresi: Türkmenistan" yazısının yazarı Dr. Süleyman Doğan'a ait bence. Belki daha güzel yazılar da vardır ama, benim okuduklarım içinde bu geliyor. Bundan sonra "Orta Asya'nın barışçı lideri Türkmenbaşı" yazısı gelir. Tabii bu benim değerlendirmem. İşte adresleri:

http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=2933
http://www.turksoylaipekyolu.com/tr/Turkmenistan/a.480.html

Türkmenistan dünyanın en hızlı kalkınan ülkelerinden biridir. Dr. Süleyman Doğan da şunları yazmış:

Türkmenistan son on yılda yüzde 20 kalkınma hızıyla dünyada sayılı ülkeler arasına girmeyi başardı. Devlet Başkanı Türkmenbaşı'nın uyguladığı başarılı politikalar sayesinde Türkmenistan'da bugün Türk firmalarının açtığı tesisler göz kamaştırıyor. 5 milyon nüfuslu Türkmenistan Türkistan'nın İsviçre'si olma yolunda hızla ilerliyor. Türkmenistan sadece Türkistan'nın değil dünyanın en hızlı gelişen ülkesi olmayı başardı.

Ülkede demokrasi de büyük ölçüde gelişmiş durumda. Dr. Doğan'dan birkaç bilgi daha verelim. Örneğin:

18 Mayıs 1992 tarihinde Türkmenistan Meclisi'nin oy birliği ile bağımsız Türkmenistan'ın yeni Anayasası'nın kabul edilmesi nedeniyle, 21 Haziran 1992 tarihinde Devlet Başkanlığı seçimleri yenilenmiş ve Saparmurat Niyazov seçmenlerin % 99,5'inin oyunu alarak Türkmenistan'ın Devlet Başkanı olarak tekrar seçilmiştir.

Lider Türkmenbaşı aynı zamanda sanatçı ve din adamı nitelikleri de taşıyor. Türkmenbaşı'na ilişkin satırlar şöyle:

Yukarda ki sözleri Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı'ın yazdığı "Ruhnama" isimli eserinden alıntı yaptım. Türkmenistan Cumhurbaşkanı Türkmenbaşı yazar olduğu kadar da şair. Türkmenbaşı, 8 yaşından itibaren yazdığı tüm şiirlerini 226 sayfalık bir şiir kitabında toplayarak, "Türkmen Elim Aman Olsun" ismiyle yayımladı.

Türkmenbaşı komünizmden demokrasiye geçince ay isimlerini de Türkçeleştirir. Yıllarca Rus emperyalizminin egemenliği altında yaşayan bu ülkede bugün halk kendi kültürünü özgürce yaşayabiliyor.

Türkmenistan'da alınan tüm kararları tek başına Devlet Başkanı Türkmenbaşı almıyor. 'Halk Maslahatı' adıyla bir üst kurul var. Önemli konular buraya gelir ve bu kuruldan çıkar. Bundan bir süre önce Halk Maslahatı, aldığı kararla ay ve gün isimlerini değiştirmiştir. Rusça adları değiştirerek Türkmen Türkçesinden sözler koymuştur. Türkmenbaşı (Ocak), Bayrak (Şubat), Nevruz (Mart), Kurbansultan (Nisan), Mahdumkulu (Mayıs), Oğuz (Haziran), Korkutata (Temmuz), Alpaslan (Ağustos), Ruhnama (Eylül), Garazsızlık (Ekim), Sultan Sancar (Kasım), Bitaraflık (Aralık). Yine Rusça ve Farsça gün adları da değiştirilmiş; Başgün, Yaşgün, Hoşgün, Sevap günü, Anna günü, Ruh günü, Dinç gün yapılmıştır."

Ve Türkmenbaşı halk tarafından büyük bir destek almakta ve sevilmektedir. Halkın yüzde 99'u onu sever:

18 Mayıs 1992 tarihinde Türkmenistan Meclisi'nin oy birliği ile bağımsız Türkmenistan'ın yeni Anayasası'nın kabul edilmesi nedeniyle, 21 Haziran 1992 tarihinde Devlet Başkanlığı seçimleri yenilenmiş ve Saparmurat Niyazov seçmenlerin % 99,5'inin oyunu alarak Türkmenistan'ın Devlet Başkanı olarak tekrar seçilmiştir. Yeni Anayasa Başkanlık sistemini öngörmekte ve Devlet Başkanı, ileride Meclisin onayına sunmak şartıyla yasa yapmak hakkına sahiptir.

Bu büyük Türk liderinin öyküleri sürüp gidiyor. Bu büyük lideri anlatmakla bitecek gibi değil. Birkaç yıl önce Türkiye'den 3 milyon Türk bile istemiş. Orda topraklar oldukça geniş, ama nüfus da az olduğu için adama ihtiyaç varmış. Bu konuda Zaman Gazetesi yazarı Kadir Dikbaş iyi bir analiz çalışması yapmış.

http://arsiv.zaman.com.tr/2003/05/21/yazarlar/kadirdikbas.htm

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı da Türkmenbaşı'nın eserlerini değerlendirmiş ve kendisine ‘Tüm Zamanlar Devlet, Kültür ve Barış Adamı Ödülü’ vermiş. Yazarlar Vakfı'nı da kutluyorum.

http://www.turksoylaipekyolu.com/tr/Turkmenistan/a.651.html

Türkmenbaşı'nın faaliyetleri ve büyük başarıları ile Türkmenistan'ın son 10 yıldaki atılımları anlatmakla bitecek gibi değil. Bütün bunları niye mi anlattım. Çünkü yarın, yani 27 Ekim günü Türkmenistan'ın bağımsızlık günü.

Türkmenistan'ı ve lideri yüce insan Türkmenbaşı'nı kutlarım.

Onun Adı Türkmenbaşı -2. Gerçek

28/10/2006
Yukarda anlatılanlar A'dan Z'ye bir masaldır. Kaynaklar doğrudur. Zaten linklerini de altlarında verdim. Bunun gibi daha yüzlerce yazı bulabilirsiniz. Ancak bu masal ülkesi Türkmenistan'da gerçekte olanlar bambaşkadır. Şimdi de masal ülkemizin gerçeklerini dinleyin bakalım.

Gerçek adı Saparmurat Atayeviç Niyazov'dur. Gençliğinden beri Komünist Partisi üyesidir. 1985 yılında Türkmenistan Milletvekilleri Konseyi Başkanlığı'na ardından da Türkmen Komünist Partisi'nin Merkez Komite I. Sekreterliği'ne seçilir. Önce Yüksek Sovyet Başkanı, 27 Ekim 1990'da Türkmenistan'ın ilk Cumhurbaşkanı olur. Meclis kararı ile adını değiştirip Türkmenbaşı yapar. Ömür boyu Cumhurbaşkanlığına atanması için de çok beklemeyecektir. Ülkenin hem başkomutanı, hem Cumhurbaşkanı, hem de tek partisinin başkanıdır.

Ruhname adında bir kitap yazar. Bu kitap ülkenin Kuran'dan sonraki dini kitabı kabul edilir. Yemin törenleri Kuran ve Ruhname'ye el basarak yapılır. Aynı zamanda Hipokrat yemini de kaldırılmış, yerine Ruhname üzerine yemin etme kuralı konmuştur. Kitabı liselerin resmi din kitabıdır ve üniversite sınavlarında da sorular bu kitaptan hazırlanır. Türkmenbaşının iddiasına göre bu kitabı üç defa baştan sonra okuyan cennete gitmeyi garantiler. Ruhname'ye uyarak ülkede kadınlara makyaj, erkeklere de saç sakal uzatmak da yasaklanır.

Aynı zamanda sanata da çok düşkündür. Geçtiğimiz günlerde beş tane tiyatro açar ve hepsinde de kendi oyunları oynanır. Türkmenbaşı Sovyet egemenliği zamanında komünisttir ama Sovyetler dağılınca Türkçü ve İslamcı olur. Kültür emperyalizmine karşı da amansız bir mücadele verir. Ay adlarını değiştirerek öz Türkçe isimler koyar. Gerçekte ise bu isimler Niyazov'un aile fertlerinin isimleridir. Örneğin annesi Gurbansultan'ın adını Nisan ayına verir. Diğer ayları da diğer aile fertlerine dağıtır.

Bugün kutlanan ulusal kuruluş günü de aslında Niyazov'un Cumhurbaşkanı seçildiği gündür. Despot, bu günü ulusal bayram ilan etmekle kalmamıştır, kendi doğum gününü de ulusal bayram ilan etmiştir. Ülkenin bütün resmi binalarına kendi resmini astırmıştır, paraların üstüne kendi resmini bastırmıştır. Ama bazen nasıl olursa canı öyle ister ve binalardan resimlerini indirtip yerine başka resimler astırtır.

Bazen içinden mahkumları affetmek gelir. Af çıkarır, tabii Ruhname üzerine el basarak pişmanlık ilan etmek gereklidir. Ülkenin en büyük kavunlarına da kendi adını verir. Türk işadamlarını çok sever. Hatta tekstilci işadamı Çarlık Holding'in yönetim kurulu başkanı Ahmet Çarlık'ı tutup Sanayi Bakan Yardımcısı yapar.

Türkmenbaşı, büyük sanayi hamlelerinin yanında görkemli inşaatlar da yapar. Örneğin ülkenin en yüksek yapısı 70 metre yüksekliğindeki kendi tunçtan heykelidir. Aynı zamanda çölün ortasında 40 milyon dolara malolan bir de cami yaptırır.

Türkmenbaşı'nın icraatlarıyla ilgili aşağıya bazı linkler veriyorum. Merak eden daha fazlasını da bulabilir. Son olarak ülkede işsizlik oranının yüzde 50'nin üstünde ve yoksulluk oranının yüzde 60'larda olduğunu da ekleyelim.

İşte size bir masal ve masalın ardındaki gerçek.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=170169
http://www.geocities.com/agzybirlik2000/stargazetesi.htm
http://www.savaskarsitlari.org/arsiv.asp?ArsivTipID=13&ArsivAnaID=19707
http://www.turksoylaipekyolu.com/tr/Turkmenistan/a.1089.html

Ve meşhur Ruhnamesi ve başta Süleyman Demirel olmak üzere bu despota övgü yarışında olan politikacılarımız.

http://www.ruhnama.info/ruhnama-tm/htm/ruhnama-tr.htm

Türkmenistanda yeni gelişmeler

27/10/2006
Kardeş ülke Türkmenistan'daki yeni gelişmeleri site ahalisi belki kaçırmış olabilir. Komedi ve trajedi arasındaki bu masallar ülkesinde (yukarda detaylı şekilde açıklaması yapılmış olan) ulu lider Saparmurad Niyazov Türkmenbaşı soğuk bir Aralık sabahı hayata gözlerini kapattı. Söylentilere göre dokusu uyan bir askerin kendini feda ederek verdiği ve hazır bekletilen yedek kalp ne yazık ki Niyazov'u kurtaramadı.

Türkmenistan'da ilk olarak çok adaylı seçimlere gidildi. Çok partili değildi ama olsundu, bu da birşeydi. Ama o da ne halk gürül gürül oy vermeye koştu. Seçmenlerin yüzde 98.9'u oy vermeye giderek tarihte bir rekora imza attılar. Hasta, yatalak falan dinlememişler seçdikleri, canları gibi taptıkları yeni lider adayları olan Gurbanguli Berdimuhammedov'a oy vermeye gitmişlerdi. Berdimuhammedov da bir başka rekor kırarak oyların yüzde 89'unu almayı başardı. Muhtemelen ona verilmeyen yüzde 11'lik oyun nedeni de mührü yanlışlıkla başka yere basanlar olsa gerekti.

Yaşasın  ulu, kahraman, en yüce, ölümsüz, tükenmeyen, bitmeyen, enerjisi içten gelen, yol gösteren, halk aşığı, falan filan yeni liderimiz Gurbangülü Berdimuhammedov!

http://www.ntvmsnbc.com/news/399728.asp
http://www.ntvmsnbc.com/news/400038.asp
http://www.ortadogugazetesi.net/habergoster.asp?id=5409
netpano haberi

Bu arada Türkmenbaşına yedek kalp için bir askerin öldürüldüğü şeklindeki sahte haber milliyetçilerimiz tarafından anında deşifre edilerek yahudi, mason, komünist, bölücü, terörist, anarşist kesimlerin ipliği pazara çıkarılmış ve ölümsüz liderimiz Niyazov'a sürülen bu leke silinerek olaya gerekli beyazlık kazandırılmıştır.

http://www.alparslanturkes.net/modules.php?name=News&file=article&sid=4909
http://www.doguturkistan.net/modules.php?name=News&file=article&sid=4909

Fanatizm Mutluluk Verir

26/10/2006
Epey uzun bir zamandır "gerçek" üzerine düşünürüm. Son bir yıldır da bir çok yazımın başlığında "masal" sözcüğü yer alır. Blog'a attığım yazılarda "Büyüklere masallar", "Hz. Ömer!in adaleti masalı", "Kuran'ın değişmediği masalı' gibi başlıklar var. Bu siteye gelen ve "gerçek" İslamı sunmaya çalışan birçok arkadaşımız canla başla bize bu masalların aslında birer gerçek olduğunu anlatmaya çalışıyorlar.

Masal nedir? Çocuklara anlatılır, uyutmak için birebirdir. Ama aynı zamanda çocuğun hayal gücünün gelişmesini sağlar. Gerçekler ise insanın kurgu gücünü engelleyen barikatlardır. Gerçekler aynı zamanda çoğu zaman hayalleyebileceğimizden daha çirkindir, rahatsız edici, huzursuzluk vericidir. Kırmızı Başlıklı Kız, avcı tarafından kendisini yutan kurtun midesinden çıkarılır, hatta anneannesi ile birlikte. Kurt kırmızı başlıklı kızı çiğnemeden yutmuştur çünkü. Ne bir kan akar, ne acı vardır. Pamuk Prenses yedi tane abaza cücenin eline düşüp feleğini şaşırmaz. Mutlu, mesut bir hayat sürer.

Masal mutluluk vericidir aynı zamanda. Gerçekler insanı mutlu etmez. İnsanoğlunun yarısı bizim gibi mutsuzluk peşinde koşan şaşkın gerçekçilerden oluşur ne yazık ki. Ve gerçeğin bizi mutlu edeceğini sanan daha da şaşkınlarımız vardır. Halbuki gerçeğin insanı mutsuz ettiği ilkçağdan beri bilindiği için masallar, efsaneler, dinler vb. yaratılmıştır. Mutsuz, yoksul, sömürülen, acı çeken insana masal, efsane, din gerekir çünkü.

Anne babasının kendi öz anne babası olmadığından ve aslında bebekken evlatlık alındığından şüphelenen bir çocuk bunu öğrenmek için çabalar durur. Ne yazık ki öğreneceği şey ona mutsuzluk verecek basit bir gerçek olacaktır.

Fanatikler mutludur. İslam fanatikleri de mutludur. Sitemize gelip bizim mutsuz ve huzursuz olduğumuzu söyleyip, bize tebliğlerini yaparken samimiyetlerine inanmak için bir engel yok. Fanatizm, gerçeklerden uzak bir masal dünyasında yaşamaktır aslında. Masal dünyasını bozacak herşeyin hemen bertaraf edilmesi gerekir. En sert şekilde gerçeklerden uzaklaşılır ve tekrar huzur ve mutluluk yakalanır böylece.

Futbol fanatikleri mutlu insanlardır. Takımlarını taparcasına severler. Arkada neler döndüğü, tranfer paraları, rüşvetler, yönetimdeki entrikalar falan onların mutsuzluğunu bozamaz. Karşı takımın fanatikleri ile çatışıp, birbirlerinin kafalarını gözlerini yardıklarında da bu mutluluk sürüyordur. Kafa yarılması mutluluğu engellemez, hatta bazen artırı. Mutluluğu engelleyen şey kalp yarılmasıdır. Bunu kaldırması zordur.

Sözlerimi şöyle bir sloganla bitirmeyi isterdim doğrusu.

Yaşasın Fanatizm, Yaşasın Masallar!

Tek engel şu ki, gerçek yaşamımızdaki masallar Pamuk Prensesin, Kırmızı Başlıklı Kız'ın masallarındaki gibi kurmaca değil. Hepsinin bir de diğer tarafı var.


imza kampanyasi


Ziyaretçi Defterine yazın

Paylaş

Blogcu ile yapıldı

Google