Hacer-ül esved

2006-04-27 19:27:00
Hacer-ül esved ve Kabe’nin tavafı birbirinden koparılamayacak konular.

Hacer-ül esved Kabe'nin bir duvarında bu muhafazanın içinde duran bir taş. Resimde görülen muhafazası, taşın kendisi değil. Ancak bu muhafaza da muhtemelen yüzyıllardır bu biçimde. Hz. Muhammed’in kutsal emanetleri arasındaki altın muhafaza da aynı bu biçimde. Müslümanlar hacer-ül esved’in  cennet'ten geldiğine inanıyorlar. (aslında meteor) Tavaf hacer-ül esved’in önünden başlayarak 7 defa Kabe’nin etrafının dönülmesi şeklinde oluyor. Bu taşı elleyebilmek, öpebilmek için o kadar büyük izdiham oluyor ki, Suudi polisi taşın önünde durup hacıları uzaklaştırmak için copluyor.

Bu olay ilkel kavimlerde hala yapılagelen bazı ayinlere benziyor. Örneğin Avustralya yerlileri bir ayinde ortada bulunan ve kadın cinsel organını temsil eden bir çukurun etrafında, ellerinde erkek cinsel organını temsil eden oklarla dönüyorlar. Eski Türklerde de ölen kişi gömülüp etrafında 7 defa dönülürmüş. (Ölüm/doğum teması) Pek çok ilkel dinde olan bu tavaf ve kadın cinselliğine tapma olayı İslam'a da bu şekilde geçmiş durumda.

http://www.hacweb.org/s2.htm

Hacer-ül Esved’in önemini en iyi hadisler anlatıyor tabii. Abdullah b. Ömer'in naklettiğine göre Hz. Peygamber bir defasında dudaklarını Hacerülesved'in üzerine koyarak uzun süre ağlamış , daha sonra dönüp Ömer'in de ağladığını görünce şöyle demiştir: "Ya Ömer! Göz yaşları burada dökülür." (İbn Mace) Hz. Ömer'in de Hacerülesved'le ilgili olarak , "Allah'a andolsun ki senin zarar veya fayda vermeyen bir taş olduğunu biliyorum ; eğer Rasulullah'ı seni istilam ediyor görmeseydim ben de seni istilam etmezdim." dediği bilinmektedir. (Buhari, Müslim)

Hacer-ül esved’in kara taş anlamına geldiği söylenir. Ancak Hacer ve Hacc sözcükleri üzerine düşününce burada birden çok anlamın taşınmakta olduğunu görüyoruz. Hacer, İbrahim’in ikinci karısı ve İsmail’in annesidir. Arap’lar İsmail’in soyundan geldiklerine inanırlar. Yahudiler ise İbrahim’in Sara’dan olan diğer oğlundan, İshak’dan geldiklerine. Zaten bu taşın da İsmail ve İbrahim’in Kabe’yi onarırken bulup oraya koyduklarına inanılır. İnanışa göre İbrahim Hacer’i burada terketmiş ve zemzem suyu da burda çıkmış. Yani Hacer, geldiğimiz yerdir, anamızdır, biz Hacer’in karnına ilahi güç tarafından konmuşuzdur. Hac ritüelinde hem bir tanrısal güç olarak taş tapımı, hem doğurgan güç olarak kadın tapımı, hem de kutsal mekan tapımı içiçe geçmiştir. Zengin anlamlar taşıyan bir ritüeldir.

Kabe, İslamiyet’ten önce de kutsaldır ve İslamiyet öncesi zamanlarda da hacer-ül esved’e ilişkin birçok öykü vardır. Bunlardan birini aktaracağım:

İki gruba verilen bu isimler ittifaklarını kutsamak için yapılan tören ile ilgilidir. Abdumenaf kadınları, müttefiklerinin kendi lehlerine olan ittifaklarını kutsamak için misk ile dolu bir kap getirerek Kâbe’nin kenarına koymuş, müttefik oymaklara mensup kişiler teker teker ellerini bu kaba daldırarak ve Hacer-i Esved’e dokunarak davalarından dönmeyeceklerine yemin ettiklerinden kendilerine “Mutayyebûn” ismi verilmiştir. Abduddaroğullarının haklarını savunmaya söz verip yemin eden müttefikleri de içi kan dolu bir çanakla aynı töreni yapıp, yeminlerinden dönmeyeceklerine söz verdiklerinden bunlara da “ahlaf” denmiştir. Bkz., Günaltay, age, 59.

Görüldüğü gibi  bu ritüelde de çok sayıda sembol var. Dini ritüellerin her birinin derin anlamları var. Burada takılmayıp devam edelim biz. Bir de tavaf konusu var. Tavaf da anlam yüklü bir ritüel.


8619
0
0
Yorum Yaz