Moğol ve Türklerde Kan Akıtma Yasağı

2008-01-04 18:24:00
Roux, prenslerin kanı gibi hayvanların kanının da yere dökülmemesi gerektiği yazar. Bu inanış Asya'da oldukça yaygındır. Şöyle yazıyor:

Marco Polo, Büyük Han'ın (Cengiz Han - sargon) müslümanları huzuruna çağırttığını ve "eskiden yemek için yaptıkları gibi, hayvanların boğazlarını kesmelerini yasakladığını ve bunun yerine hayvanların karınlarını deşmelerini emrettiğini" anlatmaktadır. Louis Hambis, "Cengiz ahn'ın Moğollara emrettiği yasalarda, kasaplık hayvanların göğüslerinin açılması ve kalplerinin sökülmesi suretiyel öldürülmeleri gerektiğini" yazdığını açıklamakta ve bu uygualamalrın Kuran'daki emirlere tam anlamıyla ters düştüğünü kesin olarak ilave etmektedir. Bunların müslüman topraklarında yerleşik Türk-Moğol topluluklarının İslamiyeti kabul etmelerini zorlaştıran engellerden olduğuna şüphe yoktur. İlginç bir şekilde, karnın açılması ve kalbin sökülmesi işlemleri kan akıtılmadan gerçekleştirilmekteydi. (agy. s. 122)

Roux, "Türklerin ve Moğolların Eski Dini" adlı kitabında da aynı konuyu işler. Orda verdiği örnekler de "Altay Türklerinde Ölüm" kitabındaki örneklerle aynı:

Ancak çoğu kez kanın akmaması için önlem alınırdı. İbn Fadlan bunu şöyle açıklamaktadır: "Türkler kurbanı kesiyorlar, ancak içlerinden biri koyunun başına öldürene dek vurmaktadır" P. Huc, bıçağı hayvanın yan tarafına sapladıklarını gözlemlemiş ve bu ona şöyle açıklanmıştır: "Biz, Kitanlar (Çinliler) gibi öldürmüyoruz... Doığrudan kalbi hedefliyoruz. Yöntemizie göre hayvan daha az acı çekmekte ve kanın tümü içinde kalmaktadır. Gmelin bunun daha klasik bir şeklini vermekte ve bu anlatım, Shirokogorov tarafından Tunguzlar için hemen hemen aynı biçimde tekrar edilmektedir. "Şaman, büyük bir bıçakla hayvanın (koyunun) göğsünün sol yanında bir yarık açarak ... elini soktu .... ve kalbini çıkardı" Hayvan öldükten sonra derisi yüzülür ve parçalanırdı. (Türklerin ve Moğolların Eski Dini, s. 255)

Geçen yıl TV'de Moğolistan üzerine bir belgesel seyretmiştim. Orda bir Moğol'un bir kuzuyu nasıl kestiği gösteriliyordu. Şaşırtıcı şekilde aynı işlemi orda seyrettim. Hayvanı ters çevirip altına aldı. Karnında küçük bir delik açtı, Eline ordan içeri soktu ve hayvan bir iki çırpınıp anında öldü. Ondan sonra da derisini yüzüp astı. O zaman hayvanı bu kadar çabuk nasıl öldürdüğü bana anlaşılmaz garip bir şey olarak görünmüştü. Demek ki elini hayanın içine soktuğu sırada gögüs boşluğundan kalbine ulaşıyor ve kalbini kopararak öldürüyordu. Bu işlem sırasında bir damla kan akmadı.

0
0
0
Yorum Yaz