Pakistan'da 8 Ocak Seçimleri

2007-12-14 23:05:00
Pakistan ilgiyle izlediğim bir ülke. Bilindiği gibi ülkenin şimdiki diktatörü olan Pervez Müşerref zorla üzerinden askeri üniformasını çıkarıp sözde sivil cumhurbaşkanı oldu. Geçtiğimiz ay ilan ettiği olağanüstü hal 15 Aralık'ta sona erecek ve 8 Ocak'ta da seçime gidilecek. Seçimin demokratik olmayacağı şimdiden ortada zaten. Bu yüzden daha önceki diktatörlerden Gulam İshak Han'ın darbesi sonunda iktidara getirilen Navaz Şerif seçime girmemeye karar vermişti. Belki Benazir Butto'nun belki de uluslararası baskılarla seçime girmeye karar vermiş görünüyor. Bu seçimin oldukça sorunlu olacağını bilen Benazir Butto ise boykot isteklerine karşı ilerlemenin ancak adım adım olabileceğini belirtiyor.

http://www.cnnturk.com/DUNYA/haber_d...haberID=409331

Forum üyelerinin Pakistan'ı daha iyi tanımalarına yardımcı olabilmek için daha önce Turan Dursun forumunda yazdığım bir yazıyı da buraya ekliyorum.
--------------------------

Müşerref, ABD'nin bu sıkı müttefiki, gerçekten bir taraftan radikal islamcılarla uğraşıyor. Ama bir zamanlar bu akımları ABD'nin de desteğiyle kendisi besleyip güçlendirdi. Sadece Müşerref döneminde değil, Nawaz Şerif döneminde de Pakistan sıkı bir Taliban destekçisiydi. Resmi olarak reddetmelerine karşın her yıl ciddi bir maddi yardım yaptıkları biliniyor. Hatta Afganistan'daki Taliban'ın en güçlü örgütlenme alanı Pakistan'dı. Hala da öyle. Taliban iktidarı zamanında Pakistan'daki Taliban'a bağlı medreseler açıkça kapılarını kapatıp bütün öğrencilerini Taliban'ın ordusuna asker olarak gönderiyorlardı. 10.000'den fazla öğrencinin bu şekilde Taliban ordusuna gönderildiği biliniyor.

Taliban'ın Pakistan'daki bu örgütlenmesi Pakistan ve ABD'nin isteğiyle yapılıyordu ve Afganistan'daki demokratik güçlerin, başta kadın özgürlük hareketi RAWA'nın sindirilmesi için de kullanılıyordu. Pakistan RAWA'ya sığınma olanağı sağlıyor, ama bir taraftan da RAWA elemanlarına karşı Taliban'cıların saldırılarına bilerek göz yumuyordu. Müşerref rejimi laik bir rejim rejim falan değildir. Düpedüz İslamcı bir rejimdir. Devletin adı da zaten İslam Cumhuriyetidir. Asıl özelliği ise ABD'nin çizgisinde bir otoriter İslamcı rejim olmasıdır. Yani Taliban'a karşı olacak, ABD'ye dost olacak, iktidarını sağlamlaştırmak için islamı sonuna kadar kullanacak, otoriter olacak, demokratik muhalefeti engelleyecek vb.

Pakistan'da uygulanmaya çalışılan ABD modelini Türkiye'dekine benzetirim. Türkiye'de rejim daha laik olduğu için bazı farklılıklar vardır ve bazı özellikler gözden kaçar, en azından rejimin İslamı nasıl iktidarları ayakta tutmak için kullandığı pek iyi görülemez. Halbuki otoriter yapı aynıdır, ABD yanlılığı aynıdır, islamı sonuna kadar kullanmak, ama rejimin dışına çıkılmasını da terörle engellemek aynıdır. Neyseki Pakistan'da muhalefetten bir umudum var. Demokratik bir Butto muhalefet hareketi var. Güçlenmesi ve iktidarı almasını isterim. Ne yazık ki Türkiye'de böyle bir demokratik muhalefet yok. Muhalefet iktidar partisinden daha muhafazakar.

Bu arada Butto ile ilgili bir anımı anlatayım. Şimdi sürgünden dönen ve döner dönmez de Taliban tarafından bombalı bir suikastle karşılanan (bu saldırıda 138 kişi yaşamını yitirdi) Benazir Butto'nun babası Zülfikar Ali Butto 1977 yılında diktatör Ziya Ül Hak tarafından devrilmişti. 1980 yılında bizim de bir diktatörümüz olduğunda Evren'le Ziya ül Hak çok iyi bir ikili oluşturuyorlardı. Ben o zaman liseye yeni geçmiştim sanırım. Kısacası politikadan hiçbirşey anlamıyordum. İzmir'de oturuyorduk. Kenan Evren'le Ziya ül Hak gelecekmiş. Bizim ordan da geçerken herkes sevgi gösterisi yapacakmış. Komşularımızdan biri, hangi akla hizmetse, mahallenin bütün kadın ve çocuklarını toplayıp arabaların geçeceği caddeye götürdü. Yol boyunca insanlar dizilmiş, iki diktatöre coşkulu bir sevgi gösterisinde bulunduk. Pakistan'ı da Türkiye'yi de birkaç yıl sonra daha yakından tanıma olanağım olacaktı.

Sevgi gösterisinde bulunduğumuz bu Ziya ül Hak 1977'de Benzir Butto'nun babası Zülfikar Ali Butto'yu darbe ile devirmiş, 1979'da da astırmıştı. 1981-82 yıllarında da Kenan Evren'le iki sıkı dost olarak birbirlerini görmeye gidip geldiler. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni de bir ara tanıyan tek devletti. 1988 yılında diktatör seçim yapılmasına izin verince babasının yerine geçerek Halk Partisinin lideri olan Benazir Butto seçimleri kazandı, ama hızla yolsuzluk söylentileri yaratılıp iki yıl içinde bir darbeyle devrildi. O zamandan beri de Pakistan önce Nawaz Şerif sonra da Müşerref'in diktatörlüğünde yönetiliyor. Seçim yapılırsa muhtemelen yine Butto kazanacaktır. Görüldüğü gibi diktatörlükler radikal islam için bulunmaz nimet olmuştur hep. (bunu ilerde zamanım olursa başka ülke örnekleri üzerinden de anlatmaya çalışacağım.)

Benazir Butto, Pakistan için demokratik bir başlangıç olabilir. Radikal dincilerin Butto'yu nefretle istememelerinin nedeni de Müşerref rejimi ile ne kadar çatışma da yaşasalar, onun sayesinde epey bir güç devşirmekte olduklarını bilmelerindendir.

0
0
0
Yorum Yaz