Ittihat Terakki'nin Politikalari

2008-04-15 15:19:00

Ittihat Terakki baslangicta milliyetci bir politikayi tam olarak netlestirmis degildi. Bu donemde Ermeni ve Rumlarla iyi iliskiler icindeydi. 1908'de olusturulan meclis cesitli azinliklardan olusan, oldukca renkli bir meclisti. Meclise Türkler 147, Araplar 60, Arnavutlar 27, Rumlar 26, Ermeniler 14, Slavlar 10 ve Yahudiler 4 temsilci ile katilmislardi. Ustelik meclis uyeleri oldukca bilincli kisilerdi ve bu donemin meclis tartismalari tum parlamento tarihimizin en ciddi tartismalari sayilabilir. Balkan Savaslari Ittihat Terakki'nin Rum ve Ermenilerle iliskilerinde donum noktasi oldu. Ermeni partileri Ittihat Terakki'yi desteklemekten vazgecmisler ve Ermeni sorununu uluslararasi plana cikarmayi dusunmeye baslamislardi. Rumlar arasinda ise Venizelos'un "Megale Idea"si taraftar bulmaya baslamisti. Aslinda Rum Ortodoks Patrigi Venizelos'un hiristiyan nufusun bulundugu bati bolgesini Yunanistanin isgali seklindeki "Megale Idea"ya karsi oldugunu acikca ilan ediyor ve buna karsi tepkisini ortaya koyuyordu, Ermenilerin ise kitlesel sekilde bir Rus destekciligi soz konusu degildi. Ancak kucuk de olsalar bu gruplarin varligi, Ittihat Terakki'nin Ingiltere ve Fransa'ya guvensizligi ile Almanya'ya yaklasmaya baslamasi ve hizla etkisinde kalacagi Turk milliyetciligi  Ittihat Terakki'nin hizla yon degistirmesine neden oldu. Artik "Turk milliyetciligi" seklinde yeni bir politika gundeme gelecekti. Bu politika Almanya'nin da destegini kazanmisti. Savas doneminin ilk politikasi, kapitulasyonlarin tek tarafli olarak kaldirilmasi oldu. 9 Eylul 1914'de Istanbul'daki sefirlere kapitulasyonlarin kaldirildigi bir notayla bildirildi. Ikinci olarak Almanya'da yapildigi gibi bir milli ekonomi politikasi uygulanmasi planlandi. Duyun-i Umumiye askiya alindi ve o zamana kadar Merkez Bankasi islevi goren ve aslinda bir Ingiliz-Fransiz ortakligi olan Osmanli Bankasi'nin faaliyeti durduruldu. Guya Ber... Devamı

Etnik Temizlik

2008-04-15 15:17:00

Ittihat Terakki'nin savas doneminde sistemli bir etnik temizlik politikasi yuruttugu gorulur. Musluman burjuvazisi yaratmak gibi temel bir hedef vardi. Bu politikaya "milli ekonomi" deniyordu. Savas ortami icinde bu politikayi surdurebilme olanaklari fazlasiyla vardi. Muttefik Almanya da bu politikayi cikarlarina aykiri bulmuyordu. Balkan savasinin bitmesinden sonra Bulgaristan, Yunanistan ve Sirbistan ile ikili anlasmalar yapilmisti. Bu mubadele anlasmalari ile bu taraftaki Rum nufus ile o taraftaki musluman nufus yer degistirecekti. Zaten savas dolayisiyla yerlerinden kacan Rumlar ve muslumanlar vardi, ayni zamanda taraflarin hukumetleri gocleri kiskirtiyorlardi. I. Dunya savasi boyunca 150.000'den fazla Rum bolgelerini terketti. Ayni sekilde Balkanlar'dan gelen musluman muhacirler bu bolgelere yerlestirildiler. Rumlari aktif sekilde askere almaktan cekinen Itthatcilar Anadolu'nun ic bolgelerinde amele taburlari olusturdular. 17 ile 45 yas arasindaki Hiristiyanlar askere alinip bu taburlara yerlestirildi. Savas doneminde 480.000 Rum bu taburlara gonderildi. Rumlarin gonderilmeleri ve mulksuz birakilmalari sonraki donemde de surdu. Gayrimuslim burjuvazinin safdisi edilmesi bir etnik soylem esliginde gerceklestirildi. Bu donemin en buyuk etnik temizlik hareketi ise suphesiz Ermenilere karsi yapildi. Ermenilerin Ruslar ile isbirligi yaptigindan suphelenen Ittihatcilar tarihte ender gorulmus bir surgun karari ile Istanbul disinda yasayan Ermenilerin buyuk kismini surgune gonderdi. Buyuk katliamlar ve olumlerle sonuclanan bu surgunle bosaltilan yerlere ise Kafkasya'dan kacarak gelen musluman gocmenler ve yerlesik hayata gecmeye zorlanan Kurt asiretleri yerlestirildi. Kirim savasi sonrasinda yarim milyon musluman Anadolu'ya kacmisti. 1877-78 savasindan sonra ise bir milyon muhacir gelmisti. 1880-1923 arasinda yine Kuzeyden yarim milyona yakin muhacir geldi. Anadolu bu kitlesel goclerle resmen kimlik degistirdi... Devamı

Milli Mucadele ve sonrasi: 1923-1929 donemi

2008-04-15 15:15:00

1919'da saray tarafindan Dogu ordusunun mufettisi olarak gonderilen Mustafa Kemal askeri hiyerarsi icinde bir takim darbeler yaptiktan ve tasra burokrasisi uzerinde kontrolu sagladiktan sonra direnis hareketinin tartismasiz liderligine yukseldi. Yeni tureyen musluman burjuvazinin ve Ittihat Terakki tasra teskilatinin da destegini almayi basardi. Uluslararasi dengeler de buyuk olcude Mustafa Kemal'in lehineydi. Fransa kamuoyu ve disisleri bakanligi Ittihatcilari once Alman, savastan sonra da Bolsevik yanlisi olarak goruyordu. Mustafa Kemal ise makul bir Bati yanlisi sayiliyordu. 1921 yazinda Fransiz basini Mustafa Kemal'i "Batinin nesnel muttefiki" olarak alkisliyordu. Italyan isgal kuvvetleri de cekilme karari vermis, hatta Turk ordusuna silah satisi ve yardimi yapmisti. Rusya'daki Bolsevik rejim de Turk ordusuna mali yardim ve silah saglamis, bununla da yetinmeyip Ankara hukumetiyle bir de baris anlasmasi yapmisti. Ingilizler ise aktif bir catismaya girmemeye karar verdikleri icin ordularini cekmis, yerini Yunan ordusuna birakmisti. Bu durumda kurtulus ordusunun Yunan ordusunu puskurtebilmesi icin uluslararasi kosullar uygundu. Yine de buyuk bir savastan cikip, yuzbinlerce askerini kaybetmis olan Osmanli ordusunun arta kalanlari ile yine savaslardan yorgun dusmus Yunan ordusunun savasi 3 yila yakin surdu. Bir ara ciddi tehlikeler yasasa da kurtulus ordusu Yunan kuvvetlerini puskurtmeyi basardi. Turkiye'nin uzatmali 1. Dunya Savasi 1923'e kadar surmus oldu. Savastan sonra Lozan'da yapilan pazarliklarin ilk konusu ulkede kalan Rum nufusun statusu uzerineydi. Zorunlu nufus mubadelesi hukumlerine gore ulkeden ayrilanlarin biraktiklari mulkler kamulastirilmis sayilacak ve ulkeye gelen muhacirlere verilecekti. Balkan savaslarindan sonra yapilan anlasmalara ve goclere bu mubadele de eklendi. Bati Anadolu'nun verimli topraklari Rum koylusunden musluman muhacirlere el degistirdi. Ancak sehirlerde b... Devamı

Rakiplerin Sindirilmesi: 1923-1929

2008-04-15 15:13:00

1923'de savas kazanilmisti ancak toprak butunlugu henuz guven altina alinmis sayilmazdi. 1924-25 yillarinda ayrilikci ve dini renkler tasiyan Kurt isyani patladi. Bu isyani bastirmak icin olaganustu yetkilere sahip Istiklal Mahkemeleri kuruldu ve Takrir-i Sukun Kanunu cikarildi. Takrir-i Sukun kanunu oyle bir sansur uyguluyordu ki 1925'de 125.000 civarinda olan gazete satislari bir yil sonra 50.000'in altina dustu. Bu donemde arka arkaya ilan edilen reformlar sert bir sekilde uygulandi. Ornegin "Sapka Kanunlari"na muhalefet nedeniyle 70 kisi asildi. 1924'ten sonra Kemalist grup gittikce daha sekter davranmaya basladi. Once Ittihatcilar tecrit edildi, sonra Mustafa Kemal'in muhtemel rakipleri pasif konumlara itildi. 1924'de kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Firkasi Mustafa Kemal'in yetkilerini sinirlamayi ve denetlemeyi istiyor, meclisin hukumet uzerindeki kontrolunun artirilmasini ve kuvvetler ayriligini savunuyordu. Kazim Karabekir, Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele ve Adnan Adivar gibi Kurtulus Savasinin onemli isimlerinin kurdugu bu parti liberal gorusleri savunuyordu. Kemalist kanat Kurt isyanini firsat bilerek bu partiyi kapatti. 1926'da Mustafa Kemal'i hedef alan bir suikast tesebbusu kullanilarak tehlike olusturduklari dusunulen Ittihatcilari iceren bir fesat senaryosu olusturuldu ve Ittihatcilarin bazilari asildi. Beraat edenler ise Mustafa Kemal'in olumune kadar siyasal hayati terk ettiler. Mustafa Kemal Ekim 1927'de okudugu Nutuk'unda rakip hiziplerin safdisi birakilmasini makul gostermeye calisirken bu partinin kurucularini cumhuriyet düşmanlığı, saltanatçılık, halifecilik, İngiliz yandaşlığı, isyan kışkırtıcılığı ve vatan hainliği ile sucladi. Elbette bu ithamlar dogru degildi. Bu tarihten sonraki meclisler oldukca gostermelikti. Adina secim denilen bir mekanizma vardi ama gercekte butun mebuslar merkezden ataniyordu. Bircok mebus, secildigi bolgeleri hayatlarind... Devamı

Kriz Donemi Ekonomik Politikalari - I

2008-04-15 15:10:00

1929 yilinda patlayan dunya krizi yabanci sermaye ve musluman burjuvaziye dayali ekonomik sistemi iflas ettirdi. Ustelik 1929'da kotu bir hasat yasandi. Bir yil sonra, 1930'da Istanbul ve Izmir'de binden fazla firma iflas ilan etti. Koyluler borclarini ve vergilerini odeyebilmek icin ellerinde ne varsa satiyorlardi. Yabanci bankalar tarafindan yapilan krediler de kesildi. Yeni ekonomik politikalarin hayati gecirilmesi gerekiyordu. Bu politikalar ekonomiyi kapatmak ve dis pazarla iliskiyi asgariye indirmek biciminde hayata gecirilecekti. Aslinda bu politika burokrasinin icgudusel bir tepkisiydi. Krizin sorumlusu olarak spekulasyon yapan tuccarlar ve yabanci bankalar gosterildi. Savas sirasinda Ittihat Terakki'nin kapattigi Ingiliz-Fransiz ortakligi olan Osmanli Bankasi'na 1925'de yeniden imtiyaz verilmisti. Hukumet 1930'da doviz islemlerini elinde toplama isini yapmak icin Merkez Bankasi'ni kurdu. Tasarrufu tesvik etmek ve yerli mallarin uretim ve tuketimini tesvik etmeye dayali bir propagandaya girisildi. Bu cabayi koordine etmek uzere Milli Iktisat ve Tasarruf Cemiyeti adinda bir kurulus olusturuldu. Bu kurulus dusuncesi daha once ortaya atilmisti ancak yabanci sermaye dusmani gorunmemek icin uygulanmamisti. Bu dernegin propaganda faaliyetleri sayesinde tararruflar yerli bankalarda toplandi. Kemalist burokrasi donemin Mussolini Italya'sini yakindan takip eden ediyordu. Isci ve isverenleri ayni cati altinda toplayan korporatist orgutlenmeler "halkcilik" ilkesi cercevesinde devreye sokuldu.  "Turkiye Cumhuriyeti ayri ayri siniflardan murekkep degil ve fakat ferdi ve ictimai hayat icin isbolumu itibari ile muhtelif mesai erbabina ayrilmis bir camia" olarak ilan edildi. 1931'deki CHP Kurultayinda siyasal duzen tek partili olarak tanimlandi ve partinin millet adina rejimi sorumlulugu aldigi duyuruldu. Boylelikle devlet ve yoneticisi olan burokrasi siniflar ustu oldugunu ilan etti. Yine 1931'de cikarilan yeni ba... Devamı

Kriz Donemi Ekonomik Politikalari - II

2008-04-15 15:09:00

Koylulerin sattigi bugday fiyatlarini dusurerek, koylulerin satin aldigi az sayidaki mala gumruk ve satis vergileri konulmasi koylulerin durumunu iyice kotulestirdi. Bununla da yetinilmeyip tarim sektorune agir vergiler konuldu. Koyluler vergi tahsildarlari ile alacaklilarin arasinda sikisip kaldilar. Borclarini odeyebilmek, vergilerden kurtulabilmek icin hayvanlarini satip topraklarini terketmek zorunda kaldilar. Bu koyluler daha buyuk toprak sahiplerinin ciftliklerinde ortakci olarak calismaya basladi. 1936'dan sonra TMO'nun daha fazla bugday almasi ve fiyatlarin biraz yukselmesi koyluyu rahatlatsa da savasla birlikte durum yeniden eski haline dondu. Yeni politikalarin vurdugu ikinci kesim ticaret burjuvazisi oldu. Hukumetin dis ticarete donuk politikasi ithalati kismak, ihracati tesvik etmek seklindeydi. Bu sekilde Turkiye'nin dis ticareti 1930'dan 1938'e kadar dis ticaret fazlasi verdi. Ithalatin kisilmasinin anlami kucuk tuccarlarin ithalatini engelleyip sadece buyuklere ithalat izni vermek demekti. Yurtdisindan tuketim mallari alinamaz oldu. Bunun yerine yerli mali tuketmek ozendiriliyordu. Bu politika kucuk tuccarlari cokertirken burokrasiye yakin olan sanayicilerin, daha dogrusu imalatcilarin isine yaradi. Ithalata sadece bu kesimlerin ithalati icin izin veriliyordu. Burokratik kayirmalar ve kota sisteminden dolayi bir gecede fabrikalar kurulmaya basladi. Bu sekilde cazip karlar elde edildi. Uygulanan politikalar bir tur devlet kapitalizmi yaratmaya donuktu. 1924'te ticareti gelistirmek uzere kurulan Is Bankasi, 1930'dan sonra uygulanan politiklarla 1937'ye gelindiginde ulkedeki mevduatin yuzde 38'sini cekmisti. Yonetimi burokrasiye aitti, butun yoneticileri milletvekili idi. 1934'te Sovyet modelinden etkilenerek yapilan Birinci Bes Yillik Plan'da 15 yeni fabrika yapilmasi planlanmisti. Bunlar savastan once tamamlandi. 1931 ile 1940 arasinda kurulan sirketlerin yuzde 74'unun kuruculari burokratlardi. Bu ... Devamı

II. Dunya Savasi Donemi

2008-04-15 15:05:00

Savastan once uygulanan devletcilik sanayi uretiminin artmasini saglamisti. 1932 ile 1939 arasinda imalat sanayisinin uretimi iki katina cikmisti. Bu uretimin dortte biri devlet kuruluslarina aitti. Ancak savasla birlikte uretim dustu. Ayni donemde tarimsal uretim de korkunc bir dusus gosterdi. Enflasyon firladi ve devlet gelirleri onemli olcude dustu. Yine en agir yikimi yasayan koyluler oldular. Bir milyondan fazla yetiskin erkek askere alindi. Bunlarin cogu koylu idi. Cok sert bir tarim politikasi izlendi. Ciftcilere urunleri karsiligi odenen fiyatlar sabit kalirken, butun diger fiyatlar yuksek enflasyon oraninda artiyordu. Ciftcilerin urunlerini saklamalarini engellemek icin onceden tespit edilen uretilecek urune yuzde 10 oraninda vergi konuldu. Bu agir baski karaborsanin ortaya cikmasina yol acti. Sanayiye donuk olarak cikarilan Milli Koruma Kanunu burokrasiye buyuk yetkiler veriyordu. Burokrasinin firmalarin uretim hedeflerini tespit etmek, yatirim planlarini onaylamak, madenlere ve fabrikalara el koyma ve bazi mallarin ticaretini millilestirme hakki vardi. Ayni kanun isverenlere, iscileri zorla calistirabilme, iscilerin isyerinden ayrilamayacagi gibi hukumler de iceriyordu. Tatil gunleri ve sabit calisma saatleri gibi haklar da kaldirilmisti. Bu kanunlara burjuvazi tabii ki itiraz etmedi. Almanya ile dis ticaret iliskisi giderek gelismis ve savastan once yuzde 40-50 duzeyine ulasmisti. Ancak Nazi Almanya'sinin uyguladigi takas sistemi dolayisiyla Turkiye bu iliskiden zarar ediyordu. Turkiye maden ve bugday satmaya mecbur birakilirken, Alman sanayi uretiminin fazlasini almak zorundaydi. Bu takas sonucunda Turkiye'nin almak zorunda kaldigi Avusturya mali cakmaklar 1950'lerde bile hala satilirdi. Karaborsa'daki vurgunlara ve tuccarlarin yaptigi spekulasyonlara karsi sesler yukselmeye baslamisti. Genel kitlik ve yoksulluk atmosferi icinde bu tepkiler hukumet aleyhtarligina donustu. Hukumet buna suclu aramaya basladi ve fatura bir kez d... Devamı

Samuel Noah Kramer: Sumerler (Genis Ozet)

2008-03-24 14:18:00

SÜMERLER: Tarihleri, Kültürleri ve Karakterleri Geniş Bir Özet I.Bölüm Kramer'in, 1956 yılında yazdığı Sümerler: Tarihleri, Kültürleri, Karakterleri adlı kitabı türkçe çevirisi yapılmış olan diğer kitaplarını okumak için en iyi başlangıç kitabı kabul edilebilir. Kramer, bu kitapta Sümer'lerin tarihini, toplumsal yapılarını, Sümer'de çok önemli bir yer tutan din anlayışını, eğitim sistemini ve Sümer insanının değer sistemine ilişkin tespit edebildiklerini derli toplu bir şekilde bizlere aktarıyor. Bu yüzden kitabı, Sümerler hakkında genel bir bilgi edinmek isteyen okura tavsiye edilecek ilk kitap sayıyorum. Kitabı okuyamayacak olanlar için ise Kramer'in bölümlemesine uygun olarak geniş bir özet çıkarmaya çalışacağım. Kitabın ilk bölümü 'Arkeoloji ve Çiviyazısının Çözülmesi' başlığını taşıyor. 150 yıl önce Sümerler adı verilen bir topluluğun var olduğu bile bilinmiyordu. Sümerce'nin çözülmesi Akadca'nın ve eski Persçe'nin çözülmesi ile gerçekleşiyor. 1800'lerin başında başlayan bu süreç içerisinde pekçok arkeolog ve dilbilimcinin gösterdiği çabayı anlatıyor Kramer. Akad, Elam ve Babil gibi Sami kökenli uygarlıklar hakkında daha çok şey bilinmesine rağmen bu uygarlıklardan önce Sami kökenli olmayan bir uygarlığın yaşadımış olduğu ilk kez 1850'lerde ileri sürülüyor. Sümerce'nin çözülmesine en büyük katkı sağlayan şey ise iki ve üç dilli metinler. Yani eski Persçe'den, Akad diline ordan Sümer diline giden bir zincir sayesinde Sümer dili çözülüyor. Kuşkusuz ölü bir dil olmasından dolayı hala dil üzerine tartışmalar sürüyor. Buna karşın giderek artan ölçüde Sümerce dil bilgisi ve sözlüklere sahibiz bugün. “Kahramanlar, Krallar ve Ensiler” başlıklı ikinci bölüm kısa bir Sümer tarihi. Tarih boyunca hiçbir uygarlığın başaramadığı kadar uzun süren 3000 yıllık bir egemenliği 50 sayfada özetlemeye çalışıyor Kramer. M.Ö. 4500 civarında ilk yerleşim yerlerinin kurulmasından Sümerlerin bir halk ol... Devamı

Hatirla Sevgili - Butun Bolumler

2008-03-24 13:55:00

1 http://www.diziizleyelim.com/hatirla-sevgili-1-bolum.html 2 http://video.google.com/videoplay?docid=-7600049575288720719 3 http://video.google.com/videoplay?docid=-8591847050539732124 4 http://video.google.com/videoplay?docid=-4641015649398898056 5 http://video.google.com/videoplay?docid=1513639597728029218 6 http://video.google.com/videoplay?docid=7324415473980970746 7 http://video.google.com/videoplay?docid=6525625256956085471 8 http://video.google.fr/videoplay?docid=-2799340904514333130 9 http://video.google.com/videoplay?docid=-2333612532358424200 10 http://video.google.de/videoplay?docid=-6763480011132014699&q=hatirla+sevgili+10   11 12 http://video.google.fr/videoplay?docid=5268473069178648391 13 http://www.diziizleyelim.com/hatirla-sevgili-13-bolum.html 14 http://www.diziizleyelim.com/izle-seyret/yerli-diziler/hatirla-sevgili/page/3 15 http://www.diziizleyelim.com/hatirla-sevgili-15-bolum.html 16 http://www.diziizleyelim.com/hatirla-sevgili-16-bolum.html 17 http://www.diziizleyelim.com/hatirla-sevgili-17-bolum.html    http://video.google.com/videoplay?docid=996886578902602796&q=hat%C4%B1rla+sevgili+17&total=66&start=0&num=10&so=0&type=search&plindex=3   18 http://www.diziizleyelim.com/hatirla-sevgili-18-bolum.html 19 http://www.diziizleyelim.com/hatirla-sevgili-19-bolum.html 20 http://www.diziizleyelim.com/hatirla-sevgili-20-bolum.html 21 http://www.diziizleyelim.com/hatirla-sevgili-21-bolum.html 22 http://www.diziizleyelim.com/hatirla-sevgili-22-bolum.html 23 http://www.diziizleyelim.com/hatirla-sevgili-23-bolum.html 24 http://www.diziizleyelim.com/hatirla-sevgili-24-bolum.html 25 http://www.diziizleyelim.com/hatirla-sevgili-25-bolum.html 26 http://www.diziizleyelim.com/hatirla-sevgili-26-bolum.html 27 http://www.diziizleyelim.com/hatirla-sevgili-27-bolum.html   28  http://de.truveo.com/Hat%C4%B1rla-Sevgili-28-b%C3%B6l%C3%BCm-part-1/id/3607789876   29 http://www.diziizleyelim.com/hatirla... Devamı

Serendipity

2008-03-12 00:59:00

Bu akşam bir film seyrettim. Adını türkçeye çevirecek olursak “Çünkü sen varsın” diyebiliriz. Duygusal bir komedi. Filmin öyküsü şöyle: Sara ve Jonathan yılbaşı öncesinde (Weihnacht) tesadüfen bir çift siyah eldiven sayesinde tanışırlar. Aralarında hızlı bir yakınlaşma oluşur. İlk görüşte aşk da diyebiliriz. Beraber oturdukları cafenin adı da “Serendipity”dir. Bu adın ne anlama geldiğini birazdan açıklayacağım. O akşam birlikte dolaşırlar. Jonathan, Sara’nın adını ve telefonunu almak ister. Sonunda ilginç bir anlaşma yaparlar. Jonathan adını ve telefonunu bir 5 doların üzerine yazar ve bunu hemen birşeyler alarak dolaşıma sokarlar. Sara ise adını ve telefonunu Gabriel Garcia Marquez’in bir kitabının üstüne yazar ve bunu bir eski kitapçıya bırakacağını söyler. Eğer kader onları birleştirirse, para veya kitaba ulaşıp tekrar görüşeceklerdir. Aradan birkaç yıl geçer. Her ikisi de kendilerine bir yol çizerler. Ama ikisi de birbirlerini unutamazlar. Her ikisi de evlenme arifesine gelir. Jonathan Sara’yı başka kanallardan arar, izini bulmaya çok yaklaşırken yine kaybeder, ancak düğün arifesinde ilginç tesadüflerle nihayet birbirlerini bulurlar. İzlenmesi çok hoş, muzipliklerle dolu bir film. Orijinal adı da “Serendipity” imiş. Filmi seyrettikten sonra internette biraz gezindim ve ben de tesadüfen (bu da bir Serendipity olsa gerek) eski bir İran masalı ile karşılaştım. Masalın adı “Serendip’in Üç Prensi”. Masal batıda da oldukça etkili olmuş, çeşitli yazarları etkilemiş. Örneğin Voltaire bu masaldan etkilenerek bir öykü yazmış. Voltaire’i etkileyen masalın akılcı içeriği. Bunu anlamak için masalın kısa bir özetini Elif Güliz Bayram’ın master tezinden okuyalım:“Sultan Cafer artık yorulmuştur ve tahtını oğullarına bırakmak ister. Eğitmenlerinden öğrendiği kadarıyla oğulları doğuştan sahip oldukları üstün zekaları sayesinde sanat ve bilimde çok iyi eğitim almışlardır. En büyük oğlunu ya... Devamı